Aldığım her ayakkabıyı buradan yazmak adet oldu. En son Hotiç'ten aldığım siyah rugan, yumurta topuklu ayakkabılarımı paylaşmıştım:) O ayakkabılarım çok rahattı gerçekten. Ama yaz gelince artık daha hafif, daha açık renk ayakkabılar giyme zamanı geldi:)
İki hafta önce Markafoni'de Hotiç ayakkabılara bakarken beğenmiştim bunları, aynı gün 10 TL hediye çeki de gelince bu bir işaret olmalı diyerek hemen aldım. Bugün de kargo ulaştı sonunda elime. Ben de hiç vakit kaybetmeden paylaşmak istedim:)
İşte yeni ayakkabılarım:
Bu arada geçtiğimiz senelerde moda olan renkli babetlerin yerini bu sene bu renkli oxford ayakkabıların aldığını biliyor muydunuz:)? Benim tercihim bejden yana oldu ama pembe bir tane daha edinebilirim ilerleyen zamanlarda:)
25 Mayıs 2012 Cuma
18 Mayıs 2012 Cuma
İzlediğim En Güzel Film: The Shawshank Redemption
Imdb 250 listesini sinemaya ilgisi olan herkes bilir. Tabii bu filmin o listenin birinci sırasında olduğunu da...
Uzun zamandır izlemek istediğim ve merak ettiğim bir film olmasına rağmen, eşim filmi daha önce izlemiş olduğundan, tek başıma film seyretmeyi de sevmediğimden bir türlü izleyememiştim bu güzel filmi.
Ama sonunda kısmet oldu izlemek. Uzun zamandır da sayfamı ihmal ettiğimi de görünce. Hemen yazıp bu filmi anlatmalıyım diye düşündüm. Anlatmalıyım ki benim düştüğüm hataya düşmeyin. Geç kalmış olsanız bile mutlaka izleyin. Hele benim gibi "benim sinema kültürüm iyidir, iyi bir film izleyicisiyimdir" diye böbürleniyorsanız kesin izleyin.
Filmin orijinal adı: The Shawshank Redemption. Türkçe Adı: Esaretin Bedeli. Başrol Oyuncuları: Tim Robbins, Morgan Freeman, Bob Gunton, William Sadler. Filmin Yönetmeni: Frank Darabont. Filmin yapım yılı: 1994. imdb puanı ise: 9.2 Ayrıca tekrar hatırlatmak isterim ki film imdb (internet movie data base) top 250 listesinde ilk sırada yer alıyor.
Filmin konusuna gelince: Ünlü yazar Stephen King'in Rita Hayworth and Shawshank Redemption adlı hikayesinden geliyor. And Dufresne adında bir bankacının yargılanmasıyla başlıyor film. Suçu ise kendisini aldatan karısını ve sevgilisini öldürmektir. İki kere müebbet hapis cezası alır bu yüzden. Hapishanedeki en yakın arkadaşı ise Red ismiyle karşımıza çıkan Morgan Freeman dır. Andy hapishanenin özellikle kütüphane kısmında çehresini baya değiştirir. Ayrıca akıllı bir bankacı olması ona hapishane yaşamında büyük kolaylıklar gösterir.
Bir süre sanırım imdb Top 250 listesinden filmlerle burada olacağım. İzlediğim bu filmden sonra listeye güvenirliğim biraz daha arttı. Merak ederseniz takipte kalın derim.
3 Mayıs 2012 Perşembe
Benim Cici Ayakkabılarım
Bütün bayanların bir ayakkabı hastalığı vardır kesin. Ne zaman televizyonda bir moda programı seyretsem her zaman programa konuk olan bayanların gardroplarının içinin tıka basa ayakkabı dolu olduğunu görmüşümdür. Benim de kendi çapımda bir hazinem var. Ama çok abartmamaya çalışıyorum:) Yoksa beni bıraksalar ben dayanamam giyemeyeceğimi bile bile yüksek topuklu ayakkabılarla doldururum evi:)
Ama bu son aldığım Ayakkabılar topuklu olmadığı halde çok çok hoşuma gitti. Çok beğenerek aldım ve beğenerek de giyiyorum. Hemen burdan paylaşayım istedim:)
Ayakkabıları 91 TL ye HOTİÇ den aldım:)
Ama bu son aldığım Ayakkabılar topuklu olmadığı halde çok çok hoşuma gitti. Çok beğenerek aldım ve beğenerek de giyiyorum. Hemen burdan paylaşayım istedim:)
Ayakkabıları 91 TL ye HOTİÇ den aldım:)
27 Nisan 2012 Cuma
TTNET Genç Yeteneklerin Yanında!
TTNET’in “Yeteneğe Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi”yle, gençlerimiz yeni kariyer firsatlarını keşfediyor.
Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için hemen tıklayın.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için hemen tıklayın.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
26 Nisan 2012 Perşembe
Süper İlginç Bir Film: İçinde Yaşadığım Deri
Filme başlarken bu kadar ilginç bir konusu olduğunu düşünmemiştim açıkçası. Aaa Antonio Banderas oynuyormuş izleyelim diye düşündüm. Eşimle birlikte izlemeye başladık. Bir kere filmi izlerken bir sonraki sahnede neler olacağını merak ediyorsunuz.. Bu kadın kim acaba diye düşünüyorsunuz. Filmin ortasına kadar meraklar içinde izliyorsunuz, sonra yavaşa yavaş dökülmeye başlıyor:))
Filmin orjinal adı: The Skin I live in. Türkçeye de İçimde yaşadığım Deri olarak çevrilmiş. Filmin başrol oyuncuları: Antonio Banderas, Elena Anaya, Marisa Paredes. Yönetmen Pedro Almadovar. Yapım yılı: 2011 ve tabii imdb puanı: 7.7
Filmin yönetmeni Pedro Almodovar bir kitap uyarlamasını beyaz perdeye taşımış. Gerilim türündeki film, Fransız polisiye yazarı Thierry Jonquet'in "Tarantula" isimli 2005 tarihli romanından uyarlanmış. Ben kitabı okumadım ama yorumlar iyi bir iş çıktığı yönünde:)
Filmin konusuna gelince: Filme Antonio Banderas bir doktor ve yapay deri üretmeye çalışıyor. Eşi bir yangında ileri derecede yanmıştır. Yüzünü gördüğünde bu duruma dayanamayıp, camdan atlayarak intihar eder. Olaya şahit olan kızı da seneler sonra başına gelen kötü olaylar sonrasında aynı şekilde intihar eder. Bunun üzerine doktor deri üretmek konusundaki ilginç çalışmalarına devam eder.
Aslında konusunu çok üstü kapalı anlattım. Konusunu tamamen anlatırsam izlerken merakınız kaybolur diye düşündüm. Bundan sonrası da zaten size kalmış. İyi seyirler dilerim.
25 Nisan 2012 Çarşamba
Biraz Nostalji İyi Gelebilir: Roman Holiday
İnsan sırf Audrey Hepburn'un güzel yüzü için bu filmi izleyebilir. Hele eski siyah beyaz filmleri seviyorsanız ki ben bayılıyorum mutlaka izlemeniz gereken bir film:) Çok güzel saatler geçirmenizi sağlayacak. Ama eski bir film olduğu için günümüz filmleriyle karşılaştırıp büyük beklentiler içerisine girmenizi tavsiye etmem hiç. Bunu da söylemiş olayım sonra bana bu mu önerdiğin film demeyin:)
Filmin adı: Roman Holiday. Türkçe adı ise Roma Tatili. Başrolde oynayanlar: Audrey Hepburn, Gregory Peck, Eddie Albert. Film 1953 yılında yapılmış ve imdb puanı: 8.1
Bu filmle Güzeller güzeli Audrey Hepburn En iyi Kadın Oyuncu Oscarı'nı alarak adını duyurmuş. Filmedeki performansı gerçekten çok başarılı ama. Ayrıca film o sene 3 Oscar ödülü almayı başarmış.
Filmin konusuna gelince, aslında çok klişe bir konu. Zengin kız fakir erkek aşkı:) gibi birşey. Ann rolündeki Hepburn bir ülkenin prensesidir ve ziyaret için geldiği Roma'da saraydan kaçarak bir gün için normal bir genç kız kılığına bürünür. Onu sokakta uyurken bulan yakışıklı gazeteci Bradley ise kim olduğunu farkeder ve durumu ona belli etmeden ondan haber yapmaya çalışır.
Ayrıca Audrey Hepburn'un ince beliene hayran olduğumu da belirtmeden edemicem:)
17 Nisan 2012 Salı
İyi ve Kötünün Çekişmesi: Black Swan
Filmi geçtiğimiz yıl ödül aldığından beri merak etmekteydim. Ama bir türlü fırsat bulup da izleyememiştim. Sonun da dün izledim ve hemen görüşlerimi paylaşmak istedim. Filmi sıkılmadan izledim diyebilirim. Ancak güzel bir film miydi derseniz. Olumlu yorum yapmam pek mümkün olmayacak maalesef. Pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Bu derece iç karartan filmler pek tarzım değil sanırım onu anladım.
Filmin türü psikolojik gerilim olarak geçiyor. Aslında psikolojik filmleri oldum olası sevmişimdir. Ama ne biliyim burada kızın içinde bulunduğu psikolojik karmaşıklık sanki biraz abartılı ve haliyle de ağır geldi. Hani denir ya Ruhum daraldı resmen:)
Filmin orijinal adı: Black Swan Türkçe adı: Siyah Kuğu. Yönetmeni: Darren Aranofsky. Başrol oyuncuları: Natalie Portman, Mila Kunis, Vincent Cassel. Filmin yapım yılı: 2010. imdb puanı: 8.4
Filmde Nina adlı genç bir balerinin hikayesi anlatılmaktadır. Nina yeni oyun Kuğu Gölü'nde oynamayı çok istemektedir ve isteği olur ve kraliçe kuğu olarak seçilir. Ancak bu Kuğu Gölü farklı bir uyarlamadır. İçerisinde bir beyaz bir de siyah kuğu vardır. İki zıt karakter... Nina her iki karaktere de bürünmek zorundadır. Son derece masum ve saf olan genç kız için zorlu bir süreç başlar. Bu arada bale grubundaki arkadaşlarından biri olan Lily (mila Kunis) de bu role göz dikmiştir ve bu rekabetten bir güç doğar...
Sonuç olarak, filmi izlemeniz tavsiye eder miyim? Buna dair bir yorum yapamayacağım. Ancak film 2 adet Oscar Ödülü almış. Natalie Portman En iyi kadın oyuncu ödülünü kazanmış. Netice olarak oyunculuklar falan gayet başarılı. Karar vermek size kalmış:))
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





















